Güvenlik Röportajları #10 – Tahsin TÜRKÖZ

By | November 29, 2009

Güvenlik kahvesinin bu haftaki konuğu Bilgi Güvenliği Kapısı(www.bilgiguvenligi.gov.tr) portalı kurucularından Tahsin TÜRKÖZ

NGB: Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

Tahsin TÜRKÖZ: Evli ve iki çocuk babasıyım. Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden 2000 yılında mezun oldum. Daha diplomamı almadan TUBİTAK-UEKAE’de çalışmaya başladım. Çalışma yerinin yakın olması sebebiyle Yüksek Lisans çalışmamı Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde tamamladım. Aynı enstitüde Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde doktora çalışmama devam ediyorum. En büyük hobim bilgisayar ve ailem diyebilirim. Babamın lise yıllarında almış olduğu Commodore 64 beni bu dünyanın içerisine çekti. Arkadaşlarım yeni çıkan oyunların peşinden koşarken ben kısıtlı imkanlarıyla bu ortamda program geliştirmeye çalışıyordum. Bu alanda ilk hayal kırıklığımı da yazdığım programın yetersiz bellek hatası üretmesiyle yaşamıştım.


NGB: Güvenlik işine nasıl bulaştınız?

Tahsin TÜRKÖZ: Tamamıyla tesadüf diyebilirim. Mezuniyet sonrası aklımda iki hedef vardı. Ya yurtdışında meslek hayatıma devam etmek ya da ülkeye faydam dokunabileceğini düşündüğüm bir kuruluşta çalışmak. Birinci hedefle ilgili aldığım teklifler konusunda kafamda soru işaretleri oluştu. İkinci hedefte ise bir arkadaşımın vesilesi ile TUBİTAK ile tanışmış oldum. Yerleşkesini / yapılan işleri bile ilk defa mülakat sırasında öğrendiğim bu kurum beni çok etkiledi. Özellikle bilgi güvenliği konularında çalışılması ve benim bu alandaki büyük merakım nasıl geçtiğini anlamadığım 10 yılda pek çok güzel çalışmayla sonuçlandı.


NGB: Turkiye’de bilgi guvenligi konusunu degerlendirebilir misiniz

Tahsin TÜRKÖZ: Biraz daha geniş olarak konuyu ele alacak olursak genel kanının aksine Türkiye’de IT sektörünün çoğu ülkeden ileri olduğunu ya da ileri götürülmeye çalışıldığını, bu alanda önemli yatırımlar yapıldığını düşünenlerdenim. Tabii Bilgi Güvenliği alt başlığı da bu yatırımlardan kendine düşen payı alıyor. Fakat en önemli sıkıntımız bu kaynağın etkin kullanılamaması. Özellikle sektörde yetişmiş insan azlığı, üniversitelerimizin ve akademik kadroların hala konuyu çok dar kapsamda ele alıyor olmaları Bilgi Güvenliği alanında gözle görülür gelişmelerin olmasına engel oluyor. Ama bu durumun geçici olduğunu düşünüyorum. Yeni yetişen neslin Bilgi Güvenliği konusundaki azımsanmayacak merakı önümüzdeki yıllara daha güvenli gireceğimiz ümidini bende oluşturuyor.


NGB:Türkiye’de yerli güvenlik yazılımı üretimi için görüş ve önerileriniz nelerdir?

Tahsin TÜRKÖZ: Yerli yazılım üretimi her ülke gibi Türkiye için de olmazsa olmazlardan. Fakat bu konuda sınıfta kalmış durumdayız. Ağırlıklı olarak güvenliği ithal ediyoruz. Hem de kritik anlarda bizim için çok tehlikeli olabilecek ülkelerden.

TUBİTAK-UEKAE gibi birkaç önemli kurum devlet desteğini de arkalarına alarak güzel çalışmalar gerçekleştiriyor. Ama özel bir firmanın ayaklarının üzerinde durabilmesi gerçekten kolay değil. Önce yerli üreticiye, daha sonra yerli ürünlere olan güvensizlik üst seviyede. Bunda sadece devleti suçlamıyorum. Çünkü piyasada dürüst çalışan firma bulmak kolay değil. Özellikle kamu çalışanlarının bilgi yetersizliğinin istismarı, proje parasının alınmasından sonra ortaya konan kalitesiz ve kullanılamaz ürünler çoğu kurumun ağzını yakmış durumda. Kamu kurumlara gerçekleştirdiğim pek çok ziyarette bunların örneklerine şahit olmam benim adıma çok üzücüydü.

Tabii yaşanmış kötü örnekler bu alanda devlet desteğinin geri çekilmesine sebep olmamalı ki olmuyor. Kontrol mekanizmalarının iyileştirmesi, kamu kurumlarında daha bilgili personelin istihdamı bu sorunları minimize edecektir.


NGB: ürkiye’de bilgi güvenliği konusunu daha ileri seviyeye taşımak için önerileriniz nelerdir?

Tahsin TÜRKÖZ: Cem Yılmaz gibi “Eğitim Şart” sloganı ile konuya giriş yapalım. Öncelikle bu konu üniversite sıralarında ele alınmalı. İnsanlar bilgi güvenliği konusunda belirli bir bilgi birikimine sahip olarak okullardan mezun olmalı.

Diğer taraftan kurumsal bilgi güvenlinin artırımı için ilgili sosyal topluluklar ve özel firmalar / devlet kurumları bilinçlendirme konferanslarına hız kesmeksizin ve ürün tanıtımını ikinci plana alarak devam etmeli.

Bugüne kadar az kullanılan medya organları ile bu tip faaliyetleri desteklemeli toplumun dikkatini faydalı bilgi kaynaklarına yönlendirilmeli.

Toplumun farklı kesimlerine hitap eden bilgi güvenliği siteleri oluşturulmalı. Bu faaliyetler devlet politikası ve kaynakları ile desteklenmeli.

Yeni regülasyonlar ile BDDK’nın bankalara için zorunlu tuttuğu standartlara benzer uygulamalar farklı sektörlerde de uygulanmalı.

Yapılacak o kadar çok şey var ki. Sanıyorum bundan sonrasını en güzel … anlatır.


NGB: Türkiye’de siber güvenlik ile ilgili bir kurumum ihtiyacına inanıyor musunuz?

Tahsin TÜRKÖZ: Aklın yolu bir. Ülkemiz böyle bir kuruma şiddetle ihtiyacı var. Bu kuruma ihtiyacı adresleyen tüm sebepler bir yana muhtemel bir siber savaşta ülkemizin şu anki savunmasız durumu ile uğrayacağı kayıp bile bu kurumun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu gözler önüne seriyor.

Bunun farkındalığı bizim gibi devlet büyüklerimizde de mevcut. Konu “İyi ama nasıl?” noktasına geldiğinde takılıp kalıyor. Son günlerde tasarı aşamasına gelen fakat aldığımız duyumlara göre geri adım atılan bir e-Devlet ve Bilgi Toplumu Kanun Tasarısı” gündemde. Tasarının adreslediği kurumun sadece işine odaklanması, siyasi çekişmelerden uzak kalması ve konunun uzmanı personel ile oluşturulması Türkiye gibi bir ülke için şu aşamada çok zor. Sanırım hep beraber bekleyip gelişmeleri göreceğiz.

Ülkemizde TR-CERT ve Bilgi Güvenliği Kapısı bu paralelde öncü bazı faaliyetler yürütüyor. Fakat bu faaliyetlerin de dayanağı DPT tarafından hazırlanan 2005 yılı içerinde hazırlanan Eylem Planı maddelerinden birisi. Bunun dışında herhangi bir kanuni dayanağı bulunmamakta. Bu durum gerçekleştirilmesi hedeflenen faaliyetlerin önüne önemli bir engel. En basitinden Türkiye’de faaliyet gösteren bir Phishing sitesinin kapatılmasında TR-CERT, sokakta yürüyen bir vatandaştan daha fazla yetki ve etkiye sahip değil.


NGB:Bu ise yeni baslayanlara neler onerirsiniz?

Tahsin TÜRKÖZ: Öncelikle sabır. Yukarıda satır aralarında bahsettiğim gibi Bilgi Güvenliği eğitim sistemimizin temel konularından değil. Bu alanda gerekli bilgi birikimini oluşturmak için en az 1-2 yıllık çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.

İkincisi TCP/IP, Linux sistemler gibi çoğumuzun ihtiyaç duyduğu temel konularda altyapı kesinlikle sağlam oluşturulmalı. Bu bilgilerin ne derece önemli olduğu yıllar geçtikçe daha iyi anlıyorsunuz.

Üçüncüsü yatayda ve dikeyde gelişime önem verilmeli. Yatayda genel bilgi güvenliği konularında bilgi birimlerini geliştirirken özelde bazı alanlara derinlemesine girilmeli.

Ve son olarak bilgi güvenliği alanının nankör olduğu unutulmamalı, son gelişmeler elden geldiğince takip edilmeli.


NGB: Güvenlik sertifikaları konusuna ne düşünüyorsunuz?

Tahsin TÜRKÖZ: 1-2 si hariç çoğu sertifika hedefli sınavın kişilere çok bir şey katmadığını düşünenlerdenim. Bu alanda enteresan bir sektör oluşmuş. Sertifika sahibi sertifikanın sağlamış olduğu artılardan memnun, sertifika sağlayıcıları ise kazandıkları paradan. Sınavların çoğuna sorular ezberlenip giriliyor. Hatta İngilizcesi çok zayıf olup da İngilizce sınavlardan bu şekilde çalışarak geçen tanıdıklarım bile var.


NGB: Bilgi güvenliğiyle ilgili en son okuduğunuz kitap hangisidir? Hangi
kitap/kitapların okunmasını tavsiye edersiniz?

Tahsin TÜRKÖZ: Sanıyorum geliştirdiğim bir uygulamada ihtiyaç duyduğum Google Hacking kitabıydı son okuduğum. Literatürde pek çok faydalı kitap var. Bilgi Güvenliği de kapsamı çok geniş bir konu. Bu sebeple şu kitabı mutlaka herkes okumalı şekilde bir düşüncem yok.

NGB: Bilgi Güvenliği dünyasındaki kahramanınız(örnek aldığınız kişi) kimdir?

Tahsin TÜRKÖZ: Kahramanım olarak niteleyemem ama Pete Finnigan’ı çalışmalarından dolayı çok takdir etmişimdir.

Binlerce çalışanı olan ve Unbreakable olduğunu iddia eden Oracle’a kafa tutması ve 100′den fazla açıklığı bulması biz güvenlik uzmanları için önemli bir örnek.


NGB: Karşılaştığınız en ciddi/kritik güvenlik problemi nedir?

Tahsin TÜRKÖZ: Bugüne kadar karşılaştığım en önemli güvenlik probleminin DDOS saldırısı kategorisinde olanlar olduğunu söyleyebilirim. Bu tür saldırılarda çoğu zaman eliniz kolunuz bağlı kalabiliyor. Saldırı yönteminin karmaşık olmaması, dünya genelinde etkin botnetlerin bulunması bu saldırıların kolaylıkla gerçekleştirilebilmesine imkan tanıyor.

NGB: Güvenlik dünyasında en fazla kullandığınız yazılım hangisidir?

Tahsin TÜRKÖZ: Nessus, nmap ve metasploit başı çekiyor.

NGB: Bilgi güvenliğiyle ilgili hangi blog/sitelerin takibini önerirsiniz?

Tahsin TÜRKÖZ: Sırayla şu siteleri tavsiye ediyorum.


NGB: Tekrar seçme şansınız olsaydı yine bilgi güvenliği alanını seçer miydiniz?

Tahsin TÜRKÖZ: Kesinlikle evet
NGB: Zaman ayırarak röportajımıza katıldığınız için  teşekkür ederiz.

Katmanlı güvenlik mimarisi nedir?

By | November 26, 2009

Katmanlı güvenlik anlayışı korunan sistem üzerinde birden fazla önlem alma işlemidir. Güncel hayatta bunun örneklerini sıkca görebiliriz. Mesela evinin korumak için etrafına çit çektiren bir kişi sadece çit çektirmekle güvende olmayacağını düşünerek evine sağlam bir kapı, belki alarm, pencere koruması ve ek güvenlik önlemleri de alır.  Burada amaç bir engeli aşabilen kötü niyetlilerin diğer engellere takılmasıdır.

Katmanlı güvenlik anlayışının bilişim dünyasındaki karşılığı derinlemesine güvenliktir ve derinlemesine güvenlik(Defense-in-Depth) kavramı bilişim güvenliği konusunda önemli bir yere sahiptir. Read more »

Dokunma yanarsın ya da tarama donarsın!

punishment

IstSec’in duyurulmasıyla birlikte sunucularımıza gelen tarama, saldırı ve anormal trafiklerde ciddi bir artış oldu. Evet insanların popüler olan, dikkat çeken birşeye karşı olan hislerini anlayabiliyorum ve bunu dikkate alarak belirli önlemleri almıştık.

 Ama hep derim biz güvenlikciler saldırganlar kadar acımasız olamıyoruz, hayal dünyamız onlar kadar geniş olamıyor.  Sayfadaki basit bir formu bile DOS yapmada kullanabiliyorlar.

 

Velhasıl baktım saldırı yapanlar çoğunlukla Windows makine kullanıyor ben de onlara karşı aktif savunma moduna geçtim. Sistemlerden en çok tarama alan bir tanesine yeni çıkmış ve Windows 7 sistemleri etkileyen güvenlik açıklığını yerleştirdim. Açıklık, eğer Windows 7 kullanıyorsanız ve exploitin çalıştığı hosta 445.porttan bağlandıysanız(SMB protokolünü kullanarak) makinenizi kilitliyor. (Port taramalarında da mutlaka 445. portu deneniyor ya da 445. portun acik oldugunu goren hemen paylasim aramaya calisiyor) yani tam bir ava giderken avlanma durumu söz konusu.

Bakalım bizim uber hackerlar makineleri donmaya baslayinca ne yapacak. Benzeri bir yontemi 3g baglantima gelen paylasim arama isteklerine karsi da yapacagim.

Netsec Güvenlik Bülteni XIII – 25.11.2009

By | November 25, 2009

NetSec listesi üyeleri tarafından hazırlanan güvenlik bülteninin 13. sayısı çıktı. Bu haftaki güvenlik kahvesinin konuğu Tahsin TÜRKÖZ.
http://www.lifeoverip.net/newsletter/sayi13 adresinden okuyabilirsiniz

Bir haftalik ara…

izmir Bayram tatilini de fırsat bilerek bir haftalığına memleketim İzmir’e kaçtım.

Eğitimler, işler, IstSec, CTF derken bayagi yorulmusum. Biraz enerji depolayarak tekrar Istanbul’a donecegim.

IstSec ’09 – İstanbul Bilgi Güvenliği Konferansı

By | November 22, 2009

isttsec

 İlkini Haziran 2009′da yaptığımız IstSec – İstanbul Bilgi Güvenliği Konferansının ikincisini 12-13 Aralık’da İstanbul Bilgi Üniversitesinde yapıyoruz.

 Bu sefer etkinlik iki gün ve çok geniş bir yelpazaye hitap ediyor.  Akademik dünyadan, hukuk dünyasından ve bilgi güvenliğiyle bir şekilde ilgisi bulunan tüm meslek dallarından konuşmacılar yer alıyor.

  Klasik hale getirmeye çalıştığımız Capture The Flag yarışması da etkinliğin en heyecanlı bölümlerinden biri olacak gibi gözüküyor. Bu sene sponsorlarımızdan süper hediyeler (iPhone, Netbook vs) almayı başardık. Hediyeler böyle güzel olunca CTF’i de daha kaliteli yapabilmek için Owaps-tr grubuyla birlikte çalışıp süper bir oyun çıkardık ve CTF’e katılım için basit bir engel koyduk.

 

Konferans duyurusunun yayılması için katkı vermek isterseniz aşağıdaki basın bültenini kullanabilirsiniz.

Read more »

Sisteminizde güvenlik açığı buldum, bu da kanıtım!

Soru şu: Sisteminizde güvenlik açığı bulan ve bunu size iletenlere cevabınız ne/nasıl olurdu?

Daha önce bu konuyu hararetli bir şekilde NetSec’de tartışmıştık ve genel itibariyle bulanın niyetine bakılmaksızın yaptığı işin kötü olduğunu bildirir gerekirse adli mercilere başvururum gibi bir sonuç çıkmıştı.

Ben hem kendim hem de şirketim için benzeri durumda kalsam(ara ara kalıyorum) önce arkadaşa sorumlu davranışından ötürü teşekkür eder, sonra arkadaşın işlem yaptığı saatlerdeki loglarına bakıp sisteminde neleri kurcalamış detaylı çıkarır ve eğer gerçekten sistemimi kurcalamışsa teşekkürden sonra yaptığının suç olduğunu referanslarıyla birlikte iletirim.

Geçtiğimiz hafta bir arkadaş bankaların birinin captcha korumasını aştığını ve bunu bankaya bildirdiğini iletmişti. Ben genel yaklaşımı az çok bildiğim için umutlanma cevap dönmezler, ya da başına iş alırsın bildirme demiştim ama bankadan gelen cevap beni utandıracak cinstendi. Read more »

Güvenlik Röportajları #9 – Serkan AKCAN

Güvenlik kahvesinin bu haftaki konuğu Beyaz Şapka Bilgi güvenliği portalı kurucularından Serkan AKCAN
NGB: Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

Serkan AKCAN: Bilgisayar ile ortaokulda (1988) katıldığım Basic programlama dili kursu ile tanıştım. Profilo Anadolu Teknik Lisesi Fransızca-Elektronik bölümünde yine bilgisayar ve elektronik üzerine eğitim aldım. 1994 Yılında İstanbul Üniversitesi Edabiyat Fakültesi Fransız Dili ve Eğitimi bölümüne girdim ama bilgisayar ve elektronikten kopamayıp 1996 Mart’ında part-time niyeti ile başladığım bir bilişim şirketlerinde Novell uzmanı oldum. Diğer yandan Anadolu Üniversitesi İşletme fakültesini bitirdim. Read more »

[Anket] Açık kaynak kodlu güvenlik yazılımı kullanıyor musunuz?

By | November 21, 2009

opsec

Türkiye’de açık kaynak kodlu güvenlik yazılımlarının ne oranda ve ne kadar efektif kullanıldığını araştırıyorum. Büyük şirketlerdeki durumu az çok biliyorum ama Türkiye’nin genelinde durum nasıldır bir çalışma yaparak ortaya koymak ve sonuçlarına göre bir yazı hazırlama düşüncesindeyim.

Yazının ana konularından birini bu araştırma ve benim kişisel olarak açık kaynak kod kullanarak yaptığım projeler sonucunda 6 yılda ne kadar kazandırdığım fikri oluşturuyor (milyon dolar seviyesinde bir rakam)

Bunun için www.lifeoverip.net ‘e bir anket yerleştirdim. 30 saniyenizi ayırarak bu ankete katkı vermeniz sonucun daha sağlıklı olması açısından önem taşıyor.

Güvenlik yazılımı denildiğinde sadece akla güvenlik duvarı, IPS vs gelmemeli. Güvenlik testleri icin kullandığınız açık kod ürünler,  güvenlik programla için kullandığınız kütüphaneler, Linux sistemler üzerinde bir şekilde ucu güvenliğe dayanan yazılımları da dahil edebiliriz. Bu anketin sonucuna göre çok daha geniş kapsamlı bir ölçüm yapma planım var.

Netsec Güvenlik Bülteni XII – 18.11.2009

By | November 18, 2009

NetSec listesi üyeleri tarafından hazırlanan güvenlik bülteninin 12. sayısı çıktı.

Bu haftaki güvenlik kahvesinin konuğu Serkan AKCAN.

http://www.lifeoverip.net/newsletter/sayi12 adresinden okuyabilirsiniz